1. #11

    Statü
    Grubu
    Kıdemli Üye
    İş
    11. sınıf

    Sponsorlu Bağlantılar

    Öğretmenim;
    Size katılmıyorum. Öğrenciler çalıştığı için zorlaştırma durumunu en azından kendi okulumda görmedim. Yaşadıklarımı anlatayım:
    İlk gittiğimizde birkaç arkadaş olarak işin ciddiyetini anlamıştık ve çalışıyorduk, bazı arkadaşlar ise önceki notlarına güvenerek çalışmadan da kolaylıkla geçebileceklerini düşünüyorlardı. İlk sınavlar geldiğinde biz iyi sayılacak notlar almıştık, çalışmayan arkadaşlarım genellikle 1 aldılar, şanslı olanlar ise 45'i kurtardılar. Durumu görünce onlar da çalışmaya başladılar ve dönem sonunda aşağı yukarı aynı bilgi düzeyindeydik.
    Yani ben öğrencilerin çalıştıkları için zorlaştırmak yerine, çalışmaları için zorlaştırmanın mantıklı olduğunu düşünüyorum. Tabi sizin görüşünüze de saygı duyduğumu belirtmek isterim.
    İyi günler.
    Bilgi ve ego ters orantılıdır, bilgi arttıkça ego azalır. (Albert Einstein)

  2. #12

    Statü
    Grubu
    Site sahibi
    İş
    Matematik Öğretmeni

    Sponsorlu Bağlantılar

    Öğrenciler çalıştığı için zorlaştırma değil öğrenciler çalışmak zorunda olduğu için. Burada önemli olan kapasite ve gelecek kaygısının olmasıdır.

    Kapasite ve gelecek kaygısı olmazsa zorlamak havanda su dövmek olur.

  3. #13

    Statü
    Grubu
    Kıdemli Üye
    İş
    11. sınıf

    Sponsorlu Bağlantılar

    Öğretmenim;
    Sizin gördüğünüz öğrenci sayısı fazla olduğu için sizin görüşlerinizin daha doğru olduğunu düşünüyorum.
    Ancak kapasitenin bir ölçüt olmadığını düşünüyorum. Beynin kullanıldıkça geliştiğini düşünüyorum ve sanırım bilimsel olarak da kanıtlandı. Aslında bunun somut bir kanıtını görebiliyoruz: İlk sınıflarda 2+1 gibi işlemleri parmak sayarak yapıyorduk, onları kafadan toplayacak düzeyde değildik. Daha sonra ise sayı olmayan ifadeleri bile kafadan çarpıp bölebilecek hale geldik. Anlayamayan öğrencilerin zamanla kendini geliştirebileceğini düşünüyorum.
    Kapasitenin çok keskin bir ayrım olduğunu düşünelim. Akla hemen seviye sınıfı uygulaması geliyor. Birkaç kez kendi okuduğum ilkokulda bu konu tartışıldı, yasak olduğu gerekçesiyle yapılmadı. Yasak olmasının sebebi ise öğrencilerin psikolojik durumu olarak gösterildi. Ben bu konuda yine farklı düşünüyorum, eğer herkes kendi yapabildiği düzeyde uğraşırsa daha iyi gelişir ve zamanla aradaki fark kapanarak yine aynı duruma gelinir gibi geliyor. Hatta öğrenci "Yapamıyorum!" bunalımlarından kurtulursa kendini yargılamaz ve daha iyi olur diye düşünüyorum. Bu konudaki fikirlerinizi de merak ediyorum.
    Aslında sizin görüşleriniz daha doğru, ama ben hiç sizin dediğiniz gibi bir öğrenci ile karşılaşmadım.
    Ayrıca yine konudan geçen bir söylem vardı; diplomalar bakkalda satılır hale geldi. Hal böyle olunca diplomanın önemi kalıyor mu? Bundan 3 ya da 4 yıl evvel SBS'de yaklaşık olarak 1500 tane birinci vardı. Bana göre böyle bir durum oluşuyorsa sistem, seçmeye ve eğitime uygun değildir. Kaldı ki ben seçmeye de karşıyım, ama bu çok ayrı bir konu.
    Umarım yanlış anlamıyorsunuzdur, sizin görüşlerinize saygı duymakla beraber sadece çevremde gözlemlediklerimden bahsediyorum.
    İyi günler.
    Bilgi ve ego ters orantılıdır, bilgi arttıkça ego azalır. (Albert Einstein)

  4. #14

    Statü
    Grubu
    Kıdemli Üye
    İş
    Matematik Öğretmeni
    Serkan öğretmenim emin olun ,ben çoğu konunun çeyreğini anlatmıyorum. Öğrenci, konu hakkında fikir sahibi olsun yeter diyorum.
    Biraz zorlayınca devreleri karışıyor
    Ama yine de, tın tın
    Şuna kalıbımı basarım, eğer öğrenci ilköğretimden sağlam bir temelle gelsin lisede hiçbir zorluk çekmez.
    Balık baştan kokar derler, ilköğretimin ciddiyeti 0 şu anda. 8 yıllık zorunlu eğitim, eğitimi bitirdi.
    0 temelle gelen öğrencinin lisede ne anlatılırsa anlatılsın, yapacağı bir şey yok.
    Senelerdir korktuğum şey başıma geldi. Nihayet 12 yıllık zorunlu eğitimi de çıkardılar.
    Daha yasa çıkmadan dedikodusu varken, öğrenciler oh artık kalma yok, direk geçicez diye sınıfta göbek attıklarına şahit oldum.
    Bu bedavacılığı nerden öğrendi öğrenci?
    Biz gelen öğrencinin kapasitesini anlıyoruz zaten. Müfredatta ne yazarsa yazsın, onu öğrencinin kapasitesine göre ayarlamak bizim işimiz.
    Ama gelen öğrenci o kadar kötü ki, (aslında cin gibiler, ama bedavacılık yok mu, işlerine o geliyor, tabi birde temel zayıf) müfredattan kırpa kırpa kuş gibi bir şey kalıyor. Yine de sonuç 0.
    Öğretmenim, 5 zayıflı öğrencini şartsız şurtsuz sorumluluğu olmadan sınıf geçtiğine şahit oldum. Bu dediğim lisede ve eski sistemde.
    Varın gerisini siz düşünün.
    3 tür beyin vardır.
    Küçük beyinler, insanları;
    Orta beyinler, olayları;
    Büyük beyinler, fikirleri;
    tartışır.

  5. #15

    Statü
    Grubu
    Moderatör
    İş
    11. sınıf
    Serkan öğretmenim emin olun ,ben çoğu konunun çeyreğini anlatmıyorum. Öğrenci, konu hakkında fikir sahibi olsun yeter diyorum.
    Biraz zorlayınca devreleri karışıyor
    Ama yine de, tın tın
    Şuna kalıbımı basarım, eğer öğrenci ilköğretimden sağlam bir temelle gelsin lisede hiçbir zorluk çekmez.
    Balık baştan kokar derler, ilköğretimin ciddiyeti 0 şu anda. 8 yıllık zorunlu eğitim, eğitimi bitirdi.
    0 temelle gelen öğrencinin lisede ne anlatılırsa anlatılsın, yapacağı bir şey yok.
    Senelerdir korktuğum şey başıma geldi. Nihayet 12 yıllık zorunlu eğitimi de çıkardılar.
    Daha yasa çıkmadan dedikodusu varken, öğrenciler oh artık kalma yok, direk geçicez diye sınıfta göbek attıklarına şahit oldum.
    Bu bedavacılığı nerden öğrendi öğrenci?
    Biz gelen öğrencinin kapasitesini anlıyoruz zaten. Müfredatta ne yazarsa yazsın, onu öğrencinin kapasitesine göre ayarlamak bizim işimiz.
    Ama gelen öğrenci o kadar kötü ki, (aslında cin gibiler, ama bedavacılık yok mu, işlerine o geliyor, tabi birde temel zayıf) müfredattan kırpa kırpa kuş gibi bir şey kalıyor. Yine de sonuç 0.
    Öğretmenim, 5 zayıflı öğrencini şartsız şurtsuz sorumluluğu olmadan sınıf geçtiğine şahit oldum. Bu dediğim lisede ve eski sistemde.
    Varın gerisini siz düşünün.
    Ben de sizin dediğinize katılmıyorum hocam Şöyle ama ilk okul 7'ye kadar tüm dersler de berbattım.Şuan hepsi çok iyi gidiyor diyebilirim.Matematiği de çok seviyorum.Bence ilk okul pekte önemli değil , şöyle eğer bir şeyi hakkaten merak ediyorsanız oturup kendiniz sonradan da yapabilirsiniz.7.Sınıfın yaz tatilinde toparladım ben tüm derslerimi.Sistem berbat bu konuda size hak veriyorum.


    Biz gelen öğrencinin kapasitesini anlıyoruz zaten. Müfredatta ne yazarsa yazsın, onu öğrencinin kapasitesine göre ayarlamak bizim işimiz.

    Burada da çok hak verdim

  6. #16

    Statü
    Grubu
    Site sahibi
    İş
    Matematik Öğretmeni
    Ben de sizin dediğinize katılmıyorum hocam Şöyle ama ilk okul 7'ye kadar tüm dersler de berbattım.Şuan hepsi çok iyi gidiyor diyebilirim.Matematiği de çok seviyorum.Bence ilk okul pekte önemli değil , şöyle eğer bir şeyi hakkaten merak ediyorsanız oturup kendiniz sonradan da yapabilirsiniz.7.Sınıfın yaz tatilinde toparladım ben tüm derslerimi.Sistem berbat bu konuda size hak veriyorum.


    Biz gelen öğrencinin kapasitesini anlıyoruz zaten. Müfredatta ne yazarsa yazsın, onu öğrencinin kapasitesine göre ayarlamak bizim işimiz.

    Burada da çok hak verdim
    Savaş matematik başarısı ile ilgili yapılan araştırmalarda ilk önemli unsur kalıtsal yetenek, ikinci önemli unsur ilk matematik öğrenimidir. şu an kaynağa ulaşamadım.

    Senin durumun istisnalar içine girebilir ancak.

  7. #17

    Statü
    Grubu
    Moderatör
    İş
    11. sınıf
    Savaş matematik başarısı ile ilgili yapılan araştırmalarda ilk önemli unsur kalıtsal yetenek, ikinci önemli unsur ilk matematik öğrenimidir. şu an kaynağa ulaşamadım.

    Senin durumun istisnalar içine girebilir ancak.
    Hmm Teşekkür ederim Mana etmek istediğim eğer bir dala merakınız varsa , her türlü yaparsanız.Bir dede vardı kaç yaşındaydı belki izlemişsinizdir.Dede kaç yaşından sonra matematik öğrenmeye başlamış adam integral & türev'de vs.çok iyiyim diyordu.Videosunu bulup yolliyacağım Yani , sonradan da yapılabiliyor.Ama ben dediğim gibi 7.sınıftayken tüm eksiklerimi kapadım zaten.

  8. #18

    Statü
    Grubu
    Moderatör
    İş
    Diğer
    bu konuyla ilgili daha önceden de fikirlerimi yazmıştım. kısaca tekrarlayayım bana göre ortalama bi öğrencinin bu kadar matrematik bilmesine gerek yok. her dersin ve her konunun genel kültür seviyesinde bilinmesinden y*****m daha ilerisi ilgi alanına göre şu andakinden daha yoğun olarak sanki üniversitenin ilk iki yılının lisede bitirilmesi gibi gösterilmeli.
    ben bilgisayar mühendisliği okumak istiyorsam ineğin midesine giden besinin işkembe börkenek kırkbayır şirden vs gibi 4 bölümden geçtiğini neden öğreneyim. ya da adam avukat olmak istiyor sin(a+b) nin açılımını neden öğrensin. trigonometri alanında bilmesi gereken bana göre hesap makinesinde sin yazısını görünce bunun sinüs olduğunu ve bir diküçgende açının gördüğü kenarın hipotenüse oranı şeklinde hesaplandığını bilsin yeter de artar hatta bilgi yarışmalarına falan girse vay be ne matematik biliyor bile dedirtir.

    düşündüğü meslekte matematiği etkin olarak kullanmayacak birine öğretilmesini düşündüğüm kısım muhtemelen haftada 1 saatlik bir dersle çok rahat anlatılır. buna karşılık o adama atıyorum uluslararası ilişkiler ne bileyim ortadoğu tarihi vs gibi ileride düşündüğü alan için faydalı dersler verilebilir. benzeri sayısal öğrencisi için de geçerli. elektrik elektronik mühendisi olmaya kalkıyor integral almayı bilmiyor. vereceksin haftada 12 saat matematik , 12 saat fizik.

    yeri değil ama aklıma geldi ona da değineyim. bu sistemde bazı bölümlere soru kotası getirilmesi gerektiğini son yaşadığım bi olaydan sonra ciddi ciddi düşünmeye başladım. 10-15 arasında matematik neti yapan bir öğrenci isterse diğerlerini full yapsın matematik öğretmenliği bölümüne girememeli, böyle saçmalıklar olmamalı. kelin ilacı olsa vakası ama elden bişey gelmiyor işte.

  9. #19

    Statü
    Grubu
    Moderatör
    İş
    11. sınıf
    Ne güzel anlatmışsınız hocam ! , dediğiniz gibi olmalı hakkaten ama bununla ilgilenecek adam nerde ? Biz istediğimiz kadar çığıralım , öğretmenler istediği kadar çığırsınlar kimseyi ipledikleri yol.Cahil bir topluluğu başa getirirsek olcağı budur.Herneyse siyaset tartışmıyalım ama hakkaten öyle mesela bizim bir hocamız var . Kendisi hakkaten matematik anlatamıyor.Ben nasıl yüksek alıyorum onu da bilmiyorum , derslerine hazırlanarak gitmesem kalıbımı basarım hiç bir şey anlamam yani sözel ders anlatır gibi anlatıyor alıyor bir tane kitap hocam oradaki soruları geçirip bize sınıfta çözmemizi istiyor aslında bir açıdan iyi olmuyor değil , tüm soruları çözüyorum baya baya.Çalışıp geliyorum.Ama gelmeyenler ne yapsın ? İşin kötü tarafı diğer dersleri iyi yapıp matematikte bir nebze yapanları matematik öğretmeni olarak atıyorlar.Bence dediğiniz gibi buraya el atılmalı iyi bir eğitim için.Dediğiniz gibi adam hukuk okiyacaksa detay matematiğe girmesine gerek yok.Ben edebiyattan nefret ediyorum uçak mühendisliği istiyorum benim bir işime yaramiyacakki zorla öğretmeye çalışıyorlar bizde öğrenmek istemiyoruz bu sefer kargaşa çıkıyor.Bilmiyorum bu sistemin sonu hayrı alamet değil ama.Hayırlısı...

  10. #20

    Statü
    Grubu
    Kıdemli Üye
    İş
    Matematik Öğretmeni
    sayın gereksizyormcu,

    aslında eğitim deneme yanılma tahtası olmamalı. En baştan her şey düşünülüp, ilerisi görülüp , eğrisi doğrusu tartışılıp en iyi programla işe başlanmalı ve sistemin özü bir daha değiştirilmemeli.
    Ancak , maalesef bizde bu yapılmadı, yapılamadı.
    Bence,
    1990 yılına kadar, mevcut eğitim sistemi günün şartlarına göre kısmen yeterliydi ve fena değildi. 90 lı yıllarla gelişmeye başlayan teknoloji ve mevcut dünya şartları , eğitim sisteminde düzeltme yapmayı gerekli kıldı. Baştakiler , ilk büyük hatasını burda yaptı. 1992 yılında getirdikleri kredili sistem, tam bir fiyasko oldu. Aslında kredili sistem , fena bir sistem değildi, ancak mevcut şartlarda bunun eğitime adaptasyonu çok zordu ve olmadı da zaten. top topu 3 yıl sürdü. Ondan sonraki sistem şu andaki liselerdeki ders geçme sistemi ise, eğitime vurulan ikinci büyük darbeydi ve hala da devam ediyor. Bilgi durumuna bakılmaksızın , sırf bedava diploma dağıtmak için tüm derslerin ortalamasını 2,5 tutturup sınıf geçirtmek, 5 sorumlu dersle son sınıfa kadar öğrenciyi , ite kaka ***ürtmek, zaten eğitimin kalitesini, öğrencinin eğitime bakışınıı köreltti. Öğrenciye bedavacılığı ve günü kurtarma düşüncelerinini aşılattı.
    İddia ediyorum, eğitim, asıl büyük darbeyi , 8 yıllık zorunlu kesintisiz eğitim ile yedi. Kim ne derse desin, tamamıyle siyasal düşüncelerle getirilen bu sistem, ülke için , tamir edilmesi uzun zaman alıcak, ki muhtemelen düzeltilemeyecek arızalar bıraktı. Bunun için en büyük ispat , son yıllarda , sınavlarda 0 puan alanların çığ gibi büyümesi. Herkes faturayı öğretmene kesmeye kalkıyor , ama sistemi sorgulayan hiç yok. Mevcut iktidar, elindeki siyasi gücü , hem bu arızayı tamir etmek için , hem de öğrenciye 20 yıldır aşılanan bedavacılık zihniyetini sona erdirmek için kullanacağına , yeni getirdiği sistemle bu işin devam etmesine çanak tuttu.

    Bir şeyi unutmayalım yalnız. 8 yıllık zorunlu eğitim ilk çıkarıldığında, kısmen siyasetten uzak 5+3 sistemi olarak getirildi. İşte sizin bahsettiğiniz, meslek seçimi burda devreye giriyordu. Öğrencilerin bölüm ve meslek seçimlerini ortaokulda yapıp, alması gereken derslerin yoğunluğu da ,bu seçime göre ayarlanabilirdi. Maalesef siyaset burda devreye girdi işte. Sırf egolarını tatmin etmek için , bu işi kesintisiz yapınca , ortalık karıştı. Eğitim açısından bence en büyük sorun şu oldu. 70 yıldır devam eden 5 yıllık zorunlu eğitimde, teamül olarak kabul edilen , öğrencinin sınıfta kalmamasıydı. 5+3 olarak deavam etseydi, bu teamül, ortaokula yansımıycaktı. Ama 8 yıllık zorunlu olunca, bu teamül ortaokul kısmına da uygulanmak zorunda kaldı. Ya da baştakilerin işine bu geldi. Sırf sınıfta kalan bir öğrencinin , devlete maliyeti gibi basit bir hesap yüzünden , sınıfta kalma zorlaştırıldı. Burada eğitimin kalitesi hiç düşünülmedi. Bunun eğitime nasıl bir darbe vuracağı hesap edilmedi, ya da işlerine gelmedi. Hatta bunun yüzünden eski sistemde ortaokulda bulunan disiplin yönetmeliği kaldırıldı. 1. sınıftaki öğrenciyle, 8. sınıftaki öğrenci aynı kefeye kondu. 2 yıl böyle devam etti. Sonra baktılar disiplin yönetmeliği olmadan olmuyor, Öğrenci davranışlarını değerlendirme yönetmeliği diye bir yönetmelik çıkarmak zorunda kaldılar. Sınıfta kalmak zorlaşınca, öğrencinin işine geldi bu. Şimdi 12 yıllık zorunlu eğitim olunca bu liseye de ***radı. Gerçi zaten vardı. 2,5 ortalaması zaten yıllardır liselerde uygulanıyor. Çok fazla gayret gerektirmeden, yata yata sınıf geçmek o kadar kolay ki. İnanın sınıfta kalmak , geçmekten daha zor. 4+4+4 olarak çıkması aslında , bu bedvacılığa ket vurmak için iyi. Ama zihniyet hala aynen devam ettiği için bir işe yaramıycak.
    Velhasıl, ben hala, bedavacılık zihniyetinin yok edilmesi halinde , mevcut matematik müfredatının öğrenciler için zor olmadığını düşünüyorum. Bir yerde hata yapıyorsunuz, sayın gereksizyorumcu. Şu anki öğrenciler, bu müfredatı yiyip yutacak zekaya sahip. Hiçbiri gerizekalı değil. Sorun müfredatın zorluğunda değil, sorun onlardaki bedavacılık zihniyetinde. Ben meslek lisesinde çalışırken, bir öğrencinin suratıma, beim matematikten geçmeye ihtiyacım yok. Diğer derslerden aldığım notlar, sınıf geçmeme yetiyor demesine şahidim. Bu şekilde düşünmek, onların bedavacılık zihniyetine daha fazla çanak tutmaktır. 80 öncesinde, bir lise mezunun şimdiki üniversite mezunuyla aynı bilgiye sahipti. Niye böyle olmasın yine. Şimdiki gençler, eskilerden daha mı *****. Bırakın öğrensin türevi , integrali. Bütün olumsuz şartlardan uzak, normal şartlarda, bu konular anlatıldığı zaman , kimin ne kadar kapasitesinin olduğu daha net görülür. Öğretmen de , bna göre ayarını yapar. Ama şimdi, çarpım tablosu bile yarım yamalak biliniyor . Bilgi düzeyi ile, kapasite anlaşılamıyor.
    Neyse, söylenecek daha çok şey var da, şimdilik bu kadar.
    Saygılar
    3 tür beyin vardır.
    Küçük beyinler, insanları;
    Orta beyinler, olayları;
    Büyük beyinler, fikirleri;
    tartışır.


 
1 2 3 4

  • Bu yazıyı beğenerek
    destek
    verebilirsiniz

    Foruma üye olmana gerek yok! Facebook hesabınla yorumlarını bekliyoruz!
  • Benzer konular

    1. matematikde ezber şart mıdır?
      3.141592653589, bu konuyu "Sohbet" forumunda açtı.
      : 15
      : 17 Ağu 2014, 12:52
    2. Fizikteki vektörlerle geometrideki vektörler aynı mıdır
      Satranççı, bu konuyu "Özel Matematik Geometri" forumunda açtı.
      : 2
      : 23 Nis 2014, 19:56
    3. Matematik Öğretmek Konusunda Yardımlarınız...
      svsmumcu26, bu konuyu "Sohbet" forumunda açtı.
      : 9
      : 27 Ağu 2013, 16:43
    4. cebirsel ve harfli ifadeler aynı mıdır
      bluever, bu konuyu "Sohbet" forumunda açtı.
      : 1
      : 10 Ara 2011, 18:24
    5. fibonacci dizisi bir fraktal mıdır
      damla sarı, bu konuyu "8. sınıf matematik soruları" forumunda açtı.
      : 1
      : 02 May 2011, 10:39
    Forum Kullanım ve Gizlilik Kuralları