1. #1

    Statü
    Grubu
    Üye
    İş
    9. sınıf

    Sponsorlu Bağlantılar

    Belge Aile İçi Eğitimle İlgili Ayetler Okuyun Mutlaka Açıklamalı

    Ailede İbadet Eğitimi İle İlgili Hadis

    "Ailene namazı emret! Kendin de ona sabırla devam et!.." Tâhâ 20/132

    İbadet, kulluk yapmak, itaât etmek ve boyun eğmek gibi anlamlara gelip kişinin bütün hareketlerini, sözlerini, duygu ve düşüncelerini Yüce Yaratıcı'nın istediği ölçülere göre tanzim etmesi demektir. Bu tarife göre her türlü hayırlı iş, kişi için bir ibadet vasfı taşır. Ancak biz, meseleyi namaz, oruç, hac gibi daha hususî anlamdaki ibadetler çerçevesinde ele alacağız.

    İbadet, sadece Allah için yapılmalıdır. Ayeti kerîmede şöyle buyrulur

    "Onlara ancak dinde ihlâslı kimseler, Hakk'a yönelmiş hanifler 1 olarak Allah'ın rızası için ve yalnız O'na kulluk etmeleri, namaz kılmaları ve zekât vermeleri emrolunmuştur. İşte sağlam din budur." (el-Beyyine 98/5)

    Allah Teâlâ, kulunu, ancak ibadetle huzura erecek bir kıvamda yaratmıştır. İnsanın dengeli bir hayat sürdürebilmesi için daimî bir gönül huzuruna sahip olması gerekir. Gönül huzuru Allah'a yaklaştıkça artar, Allah'a yaklaşmanın yolu da O'na ibadet etmekten geçer. Allah'a ibadet etmeyi öğrenmek ise belli bir eğitim sayesinde gerçekleşir.

    İbadet eğitimi küçük yaşlardan itibaren verilmeye başlanmalıdır. Bu eğitim küçük yaşlarda alındığında, kişide gerek ibadetin gerekse ibadetle gelişecek müspet alışkanlıkların daha sağlıklı ve köklü olarak yerleşmesi mümkün olur. Zira çocuğun körpe zihnine yapılan bir telkin mermer üzerine yazılan yazı gibidir.

    Çocuğa ibadet eğitiminin verilmesi, bilhassa onu dünyaya getiren insanların önemle üzerinde durmaları gereken bir husustur. İslâmiyet bu konuda birinci derecede babayı sorumlu tutmaktadır. Ayet-i kerîmede şöyle buyrulur:

    " Ey iman edenler! Kendinizi ve çoluk çocuğunuzu yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden koruyunuz! " (et-Tahrim 66/6)

    Bu âyeti açıklayan müfessirler, çocukların ve diğer aile fertlerinin gözetiminden ve dini terbiyesinden daha ziyade aile reisi olan babanın mükellef olduğuna dikkat çekerler. (Kurtubî, XVIII, 195; Râzî, XXX, 41)

    Fahr-i Kâinât -sallallâhu aleyhi ve sellem- de;

    " Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüklerinizden sorumlusunuz... Erkek ailesinin çobanıdır ve sürüsünden sorumludur. Kadın kocasının evinin çobanıdır ve sürüsünden sorumludur ." ( Buhârî, Vesâyâ, 9; Müslim, İmâre, 20 ) hadisinde babanın mesuliyetine vurgu yapmakla birlikte annenin de bu sorumluluğa ortak olduğunu beyan etmektedir. Şüphesiz çocukların bakımı ve yetiştirilmesi de annenin daima yapageldiği vazifelerdendir.

    Çocukların namaz kılma yaşı, Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem-'in tavsiyeleriyle sabit olduğu üzere yedidir. Gerçi dinin yaşandığı bir aile çevresinde yetişen çocuk, etrafını tanımaya başladığı günden itibaren namazla tanışır. Kulluğu en güzel şekilde simgeleyen bu ibadet onun ilgisini çeker. Büyüklerini taklit ederek tıpkı onlar gibi namaz kılmaya çalışır. Bu durumda anne babaya düşen vazife, onun bazı eksiklerini tamamlamaktan ibarettir. Yedi yaşına kadar namaz kılmayı öğrenemeyen çocuklara ise, namazın önemi anlatılarak lüzumlu bilgiler verilmeli, bazı sûre ve duâlar öğretilmelidir. İbadet eğitiminde çocuğun ruh ve beden özellikleri dikkate alınmak suretiyle kendisine yaklaşılmalı, hadis-i şerif'in beyanıyla "Bülûğ çağına varıncaya kadar çocuğun mükellef olmadığı" (Tirmizî, Hudûd, 1) göz önünde bulundurularak müsâmahakâr davranılmalıdır. Nitekim Peygamber Efendimiz'in bu husustaki uygulamaları bizlere kılavuzluk etmektedir.

    Küçük yaşlardan itibaren Resûl-i Ekrem -sallallâhu aleyhi ve sellem-'in hizmetinde bulunma şerefine eren Enes -radıyallâhu anh-'a, Allah Resûlü şöyle buyurmuştur:

    "-Yavrucuğum! Namazda iken sağa sola bakmaktan sakın. Çünkü sağa sola bakmak namazın faziletini ***ürür. Sağa sola dönmekten kendini alıkoyamıyorsan bari bu nâfilede olsun, farzda olmasın." (Tirmizî, Cuma, 60)

    Ümmü Seleme vâlidemiz anlatıyor:

    Hz. Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem- Eflah isimli küçük hizmetçimizi (namaz kılarken) gördü. O, secdeye vardığında (alnı toz olmasın diye toprağı) üflüyordu. Resûlullah Efendimiz:

    "- Ey Eflah, yüzünü toprağa koy" buyurdu. (Tirmizî, Salât, 163)

    Diğer taraftan çocukları namaza alıştırırken onların, mescitte veya evde namaz kılan büyüklerinin yanına rahatça sokularak hareketlerini izlemelerine imkan tanımak gerekir. Câbir bin Semure bize çocukluğundan ve Resûlullah ile beraberliğinden bahsederken şunları anlatır:

    "Ben Resûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem- ile birlikte öğle namazını kıldım. Sonra Efendimiz ailesinin yanına gitmek üzere çıktı. Ben de onunla beraber çıktım. Derken bazı çocuklar Resûlullah'ı karşıladılar. Peygamber Efendimiz onların yanaklarını birer birer sıvazlamaya başladı. Sıra bana gelince benim yanağımı da sıvazladı. Onun elinde hoş bir serinlik ve güzel bir koku hissettim. Sanki mübarek elini bir attâr sepetinden çıkarmıştı." (Müslim, Fedâil, 80)

    İbn-i Abbâs -radıyallâhu anhuma- der ki:

    "Resûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem-'in hanımlarından teyzem Meymûne'nin evinde gecelemiştim. O gece Efendimiz de onun yanındaydı. Allah Resûlü yatsı namazını kıldırdı. Sonra evine gelerek dört rekat daha kıldı. Bir müddet uyuduktan sonra kalktı ve beni kastederek «yavrucak uyumuş» dedi. Sonra kalktı. Ben de (kalktım namaz kılmak için) solunda durdum. Efendimiz ise beni sağ tarafına aldı. Beş rekat namaz kıldı. Sonra iki rekat daha kıldı. Sonra uyudu... daha sonra da sabah namazına çıktı." (Buhari, İlim, 41)

    Namaz eğitimi yanında çocuklara ibadet şuurunun kazandırılmasında oruç da önemli bir yer tutmaktadır. İftar ve sahur sofralarında oluşan manevî atmosferin zevkinden çocuklarımızın faydalandırılması, bu şuurun oluşmasında son derece mühimdir. Bu ibadetle çocuk ihlâsı kazanır ve ilahi iradenin gizli açık her yerde mevcut olduğunun farkına varır. Açlığına ve susuzluğuna rağmen yeme ve içmeden uzak kalmak sûretiyle çocuk, aynı zamanda iradesini de terbiye etmiş olur.

    Çocukların oruç ibadetine ısındırılmasında tedricîliğe dikkat etmek gerekir. Bu yüzden başlangıçta çocuklar tam gün oruç tutmaya zorlanmamalıdır. Dinî tutum ve davranışının gelişimine paralel olarak ibadetin ciddi bir iş olduğu vurgulanmalı, çocukların tam gün oruç tutması da teşvik edilmelidir. Hatta oruç tutmaya veya orucu tamamlamaya teşvik için bazı hediyeler dahi verilmelidir. Nitekim sahâbe, çocuklarını eğitirken bu tür hususlara özen göstermiştir. Bazı sahâbîlerin oruç tutan çocuklarına oyuncak alarak onları iftar vaktine kadar oyaladıklarını ve oruçlarını tamamlatmaya gayret ettiklerini görmekteyiz. Hanım sahâbîlerden Rubeyyi' bint-i Muavviz -radıyallâhu anhâ- diyor ki:

    "...Biz aşure orucu tutardık. Küçük çocuklarımıza da tuttururduk. Mescide gider çocuklara yünden oyuncaklar yapardık. Onlardan biri yiyecek için ağladığında bu oyuncağı ona verir ve iftar vaktine kadar beklemesini sağlardık." (Buhari, Savm, 47; Müslim, Siyam, 136)

    İmâm Buhârî Sahîh 'inde "Çocukların oruç tutması" başlıklı müstakil bir bab açmış ve burada Hz. Ömer'in, ramazanda sarhoş olan birine:

    - Yazıklar olsun sana! Bizim çocuklarımız bile oruç tutmaktadır, dediğini nakletmiştir. (Buhârî, Savm, 47)

    Netice itibariyle Resûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem-'in örnek hayatına bakıp, emir ve tavsiyelerine kulak verdiğimizde ibadet eğitimi, öncelikle ebeveynin sorumluluğunda ve küçük yaşlarda başlamalıdır. Çocuklar, ekseriyetle büyüklerinin tavır ve hareketlerinden etkilendiklerine göre, büyüklerin sözlü tavsiyeleri yanında yaşayarak örnek olmaları, eğitimin en önemli boyutunu oluşturmaktadır. Çünkü insanlar, daha ziyade müşâhede ettikleri şahsiyetlerden etkilenirler. Ayrıca genel olarak ibadet eğitiminde sevdirme, nefret ettirmeme, kolaylaştırma gibi unsurlarla birlikte yeri geldiğinde uyarma ve dinî emirlerin tatbikinden taviz vermeme gibi prensiplere de bağlı kalınmalıdır. Ancak gerek ibadet eğitiminde gerekse ibadetlerin îfâsında itidal ve istikrarı bozacak her türlü ifrat ve tefritten sakınılmalıdır.
    Alıntıdır


 

  • Bu yazıyı beğenerek
    destek
    verebilirsiniz

    Foruma üye olmana gerek yok! Facebook hesabınla yorumlarını bekliyoruz!
  • Benzer konular

    1. permütasyon (açıklamalı olabilirse çok memnun olurum.)
      sinavkizi, bu konuyu "10. sınıf matematik soruları" forumunda açtı.
      : 16
      : 03 May 2015, 00:46
    2. Namaz İle İlgili Ayetler
      ekremsa1, bu konuyu "Sohbet" forumunda açtı.
      : 0
      : 23 Mar 2011, 20:54
    3. EğiTimLe iLgiLi SözLer
      ekremsa1, bu konuyu "Sohbet" forumunda açtı.
      : 0
      : 23 Mar 2011, 20:49
    4. 14 mart mutlaka okuyun.
      3.141592653589, bu konuyu "Sohbet" forumunda açtı.
      : 0
      : 12 Mar 2011, 20:19
    5. 1 sorum var ,açıklamalı yazar mıısınız...
      defne, bu konuyu "İlköğretim Matematik Öğretmenleri" forumunda açtı.
      : 4
      : 12 Ara 2010, 18:31
    Forum Kullanım ve Gizlilik Kuralları