Natalie Mars Sıfır rakamı, sıfır sayısı, sıfırın bulunuşu, sıfırın tarihi-tarihçesi icadı (kim buldu) » Sayfa 5 Natalie Mars
  Yükleniyor, lütfen bekleyiniz!

Sıfır rakamı, sıfır sayısı, sıfırın bulunuşu, sıfırın tarihi-tarihçesi icadı (kim buldu)

Özet


Sıfır, diğer rakamlardan çok sonra bulundu. Romalılar onu hiç tanımadılar. Babilliler onu hiç kullanmadılar. Tek başına hiçbir şey olmayan, ama diğerlerine bir büyüklük kazandıran bu tuhaf rakamın potansiyelini ilk olarak Hintliler keşfettiler. Sıfır, eğitimli-eğitimsiz her insanın yaşamına girmiş önemli simgelerden birisi olan sıfır, ilginç bir tarihe sahiptir. Bugün sayılar dizisinde otomatik olarak konumlandırdığımız sıfır, bu sağlam yerini edinebilmek için birçok süreçten geçmek zorunda kalmıştır. Sıfır üzerinde düşününce ve şaşırtıcı geçmişi incelenince, bunları bir yazıya dökmenin ve paylaşmanın iyi olacağını düşündüm. Bu derleme yazıyı bu amaçla hazırladım. Ilginç bir kavramın, gizemli ve derin anlamları üzerine bir yazı çıktı ortaya...


Sıfırın Farklı Dillerde Adlandırılışı
Antik Çağda Çinliler sıfır rakamını “ling” kelimesiyle çağırıyorlardı. “Ling” yağmur yağdıktan sonra herhangi bir nesnenin  üzerinde kalan küçük su parçasına verilen isimdi. Bugünkü birçok Latin dilinin kökenini oluşturan Sankrit  dilinde, sıfırın “gagana (uzay)”, “sunya (boşluk)” ve “bindu     (nokta)” sözcükleriyle adlandırıldığı görülmektedir. Hint bilginleri, daire şeklinde gösterdikleri ve bugünkü ifadeyle "0" olarak adlandırılan kelime için, bir şeyin hiçliği ve boşluğu anlamını ifade eden “sunya” adını vermişlerdir. Islam bilginleri da bu işareti ve anlamını öğrenince; Arapçada boşluk anlamına gelen "es-sıfır" adını vermişlerdir. Leonardo, es-sıfır kelimesini Latince'ye çevirerek Latince metinlerde “cephrum” şeklinde Latince'leştirmiştir. Latince çevirisinde, bugünkü yazım şekline göre, "0"a ait  bir örnek şöyledir:   
38-18=20

"Sekiz diğer sekizden çıkınca, geriye bir şey kalmaz. Bu durumda, boş kalmaması için, bir dairecik koy. Dairecik, boş hanenin yerine geçmek zorundadır. Eğer bu hane boş kalırsa, diğer haneler de sınırlandırılmış olurlar. Artık ikinci hane, birinci hanenin yerini tutar. Yani; ikinci hane, birinci haneden başka bir şey değildir." (MATEMATIKÇI web.p). Daha sonraki yıllarda, Avrupa'nın değişik ülkelerinde, değişik yazım biçimleri ortaya çıkmış ve bu arada “0” da değişik isimler almıştır. Leonardo'nun eserine dayanılarak, önce bir rüzgar adı olan “zephyrum”, daha sonra “zefiro” ve
son  olarak  da  “zero”  adını  almıştır.  Bugün,  bütün  Batı dünyasında sıfırı anlatmak için kullanılan "zero" kelimesi Arapça "sıfır" kelimesinden geliyor. Fransa'da ise, “gizli işaret” anlamına gelen “chiffre” şeklinde adlandırılan cephirum kelimesi,  “chiffer=  hesap  yapmak,”  şeklini  alarak,
yaygınlaşmayı sürdürmüştür(DAVENPORT web p.) (YÜKÇÜweb p.). Batı'da, Italyanca aynı anlama gelen, “zero” sözcüğünün kabulü  sonucu,  bu  sözcüğün  iki  ayrı  anlamı  nedeniyle Ingiltere'de “cipher” ve “zero” biçimini, Almanya'da “ziffer” yazım biçimini almış, 14. yüzyıldan sonraki yıllarda da “ziffern”yazım şeklinde kullanılmaya başlanmıştır.
Sıfır Üzerine Değerlendirmeler
Sıfır, bir bölüm tarihçi ve bilim adamına göre, insanlık için çok büyük bir buluştur. Sıfır olmasaydı, bugünkü çağdaş matematik sistemine asla ulaşılmayacaktı. Bir başka grup tarihçi ve bilim adamına göre ise “hiç de öyle değil.” Bu grupta yer alanlar, binlerce yıl insanlığın onun yokluğunu hissetmediğini  söylüyorlar.  Gerçekten  de,  geometrinin, aritmetiğin ve astronominin temelleri, sıfırın kullanımından çok önceleri atılmıştı. Nitekim, sıfıra olan gereksinme, bugün de kullanılan yatay konumlama sistemiyle birlikte ortaya atılmıştı. Bu sistemde, en sağdaki birinci rakam birler hanesini temsil ederken, sonrakiler 10’lu haneler olarak sürüyor. Işte bu noktada, boş kalan kısmı belirtmek için sıfıra olan gereksinme ortaya çıktı. Batı geleneğinde sıfırın kullanımı doğu toplumlarına oranla çok daha geç yıllara rastlamaktaydı. Bunun en büyük nedeni de, Eski Yunanlıların aritmetik yerine geometri ile ilgilenmesiydi. Çizgilerin ve pergelin egemen olduğu bir alanda sıfıra olan gereksinmenin kendini pek duyumsatmaması
doğaldı. Öte yandan Eski Yunan'da aritmetik işlemleri oldukça ilkel, ama pratik bir yöntemle gerçekleştiriliyordu.
 
 
Sayfa 1 Sayfa 2 Sayfa 3 Sayfa 4 Sayfa 5 Sayfa 6


avatar
Zeynepp 17 Nisan 2019 16:15 | Ziyaretçi
Gerçekten başarılı bir makale olmuş.Ellerinize sağlık.
   
avatar
mehmey 3 Nisan 2016 16:09 | Ziyaretçi
ödevime yardımcı oldu "çok teşekürler"
   
avatar
Seda Hakoğlu 8 Mart 2013 18:04 | Ziyaretçi
Olm bu ne bicim odevdir kardeşim yha .. ? he ? Tm. Ödev ii deilsede Konu bu kadar kötü ve sıkıcı olmak zorundamı ?
   
avatar
FURKAN KALYONCU 14 Kasım 2012 21:19 | Ziyaretçi
çok teşekkür ederim performans görevini yaptım sağ olun :D
   
avatar
emirmarko 3 Ekim 2012 18:20 | Ziyaretçi
çok saolun ödevime yardımcı oldunuz
   
avatar
avrii 21 Şubat 2012 21:59 | Ziyaretçi
sağ olun ödevime yardımcı oldunuz
   
avatar
fatime 1 Ocak 2012 12:05 | Ziyaretçi
arkadaşlar aynen benimde ödevime çok yardımcı oldu çok teşekkürler
   
avatar
azra 28 Kasım 2011 20:17 | Ziyaretçi
proje ödevime çok yarıdımcı oldu çok mersi :D  
   
avatar
alican gürsoy 27 Kasım 2011 09:56 | Ziyaretçi
Saolun çok yardımcı oldunuz  
   
avatar
joneskamomes 20 Ekim 2011 13:30 | Ziyaretçi
çok saolun proje me yadımcı oldunuz
   

Zorunlu

Zorunlu