soru bankası
18 May 2008
yazan: mathsman

Selimiye'nin sırrı google ara
Facebookta paylaş
pergelMimar Sinan'ın Selimiye(Sultan Selim) Camii'nin kubbesini o genişliğe oturtmak için 13 bilinmeyenli bir denklemi matematiğin bilinen 4 ana işleminden farklı besinci bir işlem bularak çözdüğü söylenir.
Ayrıca minarelerin şerefelerine çıkanların yolda birbirlerini görmemeleri ise büyük bir dehanın ürünüdür. Almanlar aynı sistemi meclislerinin önündeki dev kürede kullanmışlar.
Mimar Sinan bu sistemi 2 metre çapındaki minarelere yüzyıllar önce monte edebilecek bir dehadır.Almanların dehası ise, o çirkin metal yığınına Selimiye'den fazla turist çekebilmelerindedir..
Bir gün Selimiye Camii'ne girenler, kubbenin altında bir Japon'un ayaklarını kıbleye doğru uzatmış sırtüstü yattığını görmüşler...
Tabii hemen Japon’u, "Burası kutsal bir yer. Bu şekilde yatmak bizim inançlarımıza göre saygısızlıktır. Lütfen oturun veya ayakta durun" diyerek uyarmışlar. Ancak, Japon trans vaziyetteymiş, gözlerini kubbeden ayırmadan şöyle sayıklıyormuş: "Bu imkânsız. Ben yılların mühendisiyim. Bu kubbe var olamaz. Hayal görüyorum. Bu kubbenin orada o şekilde durması fizik ve matematik kurallarına aykırı. Bu imkansız, orada hiçbir şey yok, orada hiçbir şey yok..."

ZEMİN GEVŞEK TOPRAK

Selimiye camisinin zemini gevşek toprakmış. Bu nedenle minarelerinin yakın zamanda yıkılacağı fark edilmiş. Uluslararası bir grup bilim adamı toplanmışlar. Nasıl kurtarırız bu tarihi minareleri diye kafa kafaya vermişler.Sonuçta en son teknoloji olan metal kelepçelerle minarelerin temellerini sabitlemenin en iyi çözüm olduğuna karar vermişler.

Minarelerin temellerini açınca, koymayı düşündükleri kelepçelerin aynısıyla karşılaşmışlar. Mimar Sinan bilmem kaç yüzyıl önce aynı şeyi düşünmüş meğerse!

JAPON HEYETİ ŞAŞIRTAN TEKNİK

1950–60 arası bir tarihte inşaat mühendisi, mimar ve jeofizikçilerden oluşan bir Japon heyeti Türkiye’ye gelmiş.

Heyet İmar ve İskan Bakanlığı’ndan izin alarak ülkemizdeki tarihi yapıları incelemeye başlamış. Ayasofya yı, Yerebatan Sarnıcını filan gezdikten sonra sıra Sinan' in kalfalık eseri Süleymaniye Camisi'yle Sinan’ın öğrencisi Mimar Davut Ağa’nın eseri Sultanahmet Camisi'ne gelmiş. Japonlar bu camiler üzerinde günlerce inceleme yapmışlar. Her geçen gün şaşkınlıkları daha da artıyormuş. Çünkü Japonlar daha ilk incelemede camilerin gevsek bir zemin üzerine inşa edildiğini anlamışlar.

Ama bunca yıl, bu camilerde bir çatlak dahi olmamasına akil sır erdirememişler. Bunun üzerine Türkiye programının gerisini tamamen iptal edip, bu iki cami üzerine yoğunlaşmışlar.

Araştırmalarının sonucunda herhangi bir sarsıntı sırasında bu iki caminin sabitlenmediğini aksine yerinde oynayarak yıkılmaktan kurtulabildiği ortaya çıkmış. Minareleri incelediklerinde ise dumurları ikiye katlanmış. Minarelerin çok daha gelişmiş bir raylı sistem mekanizması üzerine oturtulduğunu ve her yöne yaklaşık 5 derece yatabildiğini görmüşler. Daha derin araştırma yapmak için Edirne'ye, Sinan’ın ustalık eseri Selimiye Camisi'ne gitmişler. Oradaki olağanüstü sistemleri görünce iyice şoke olmuşlar.

RAYLI SİSTEMİ SİNAN'DAN ÖĞRENDİLER

Selimiye'nin tüm sırlarını aylarını harcayarak çözmüşler. Japonya'ya döndüklerinde ise Sinan’ın sırlarını uygulamaya sokarak şehirlerini Sinan’ın kullandığı sistemlerle kurup muazzam gökdelenler dikmişler. Yani su an gelişmiş ülkelerin gökdelen yapımında kullanıldıkları çoğu sistem, yüzyıllar önce Sinan’ın geliştirdiği mekanizmalarmış.

(Selim'in dehasına bir dip not olarak; Tac Mahal’in mimarı Mehmet Efendi Mimar Sinan’ın öğrencisidir.)

Kaynak

------------------------------------------------------------------------------------

Sinan’ın kaleminden Selimiye Camii

-”Caminin dört minaresini, kubbenin dört tarafına oturttum. Her birine üçer şerefe yaptım. İki minaresinin üçer merdiveni vardır, çıkanlar birbirini görmezler. İlk merdiven birinci şerefeye, ikinci merdiven ilk iki şerefeye, sonuncu merdivense her üç şerefeye çıkar.

Edirne’de benim camiimden evvel en büyük cami Üç Şerefeli idi. Minaresi azametli ise de kuleye benziyordu, gayet kalındı. Sultan Selim Camiinin minareleri ise hem naziktir, hem de üçer yolları vardır ki, bu kadar ince minarede üç yol yapmanın gayet müşkül olduğunu aklı başında olanlar anlar.”

Kaynak
alt

alt
mathsman 18 May 08
avatar
Böyle üstadlar kolay yetişmiyor. Mimar Sinan bizim en büyük değerlerimizden.
"Ellerin dert görmesin. Emeklerin boşa gitmeyecek ; üstad."
-1
 
avatar
bu sitecok güzel hep böyle olsun kutlarım.
-2
 
butts 18 Haz 08
avatar
mimar sinanın ustalığını inşallah bizde çok iyi değerlendiririz...
-2
 
serp 28 Haz 08
avatar
Türkiye de böyle bir usta olsa bu devlete bildirilir.daha sonra usta önemsenmez aradan bır ıkı ay kadar sure gecer ve yurtdısındakı bilimadamaları bu ustayı farkeder,ama onun farkedene kadar biz burnumuzun ucunu göremeyip fırsat kaçırma konusunda birinciliği kimselere kaptırmayız...
-1
 
elif 29 Haz 08
avatar
muazzam bi şahsiyet mimar sinan hem çok zeki hem alim bunun allah vergisi oldugu çok bariz inançsız olanlar görüp utansın
-1
 
qizem 4 Tem 08
avatar
söylenecek söz yok..!
-3
 
hiko 5 Tem 08
avatar
Allah'ın verdiğini en iyi kullanan şahsiyet,saygıyla ve minnettarlıkla anıyoruz.Muhteşem...
0
 
kezmangzm 7 Tem 08
avatar
süper bişi buu harika!!!! :]
-2
 
remzon 11 Tem 08
avatar
inaçlı ve bilimi kullanan insanlarımız olursa onun yolunda gidip büyük işler barabilirler. ama nerde...
-1
 
nesli 12 Tem 08
avatar
inşallah bundan sonra da yeni mimar sinan lar doğar..
-2
 
← önceki 1 2 3 sonraki →

Bilgi


Yorum ekleyebilmeniz için sitemize kayıt olmanız gerekmektedir.
Site