Yükleniyor, lütfen bekleyiniz!

futbol topu eğri yuvarlakUçuk konuların birbirleriyle olan ilişkileri her zaman ilgi çekici ve enteresan olur, aslında bu konuların uçuk olmaları yada olmamaları pek farketmez önemli olan konuların insanları yakından ilgilendirmesi veya onların hayatında önemli yerler işgal etmesidir. Türk halkı için en önemli ve gündemini hemen hemen hiç kaybetmeyen en önemli konuların başında futbol gelir. Matematik ise tüm insanlğın günlük hayatının ister istemez en önemli parçasıdır. İşte bu iki -birbiriyle oldukça uzak gibi görünen fakat hiç de öyle olmayan- konunun birbirleriyle kesiştikleri ve özellikle matematğin futbolu çok fazla etkilediği bir kısmı var: İstatistik...

İstatistik, ilk bakıldığında insanların; kim, ne zaman, hangi dakikalarda, ne şekilde gol atmış, geçen sene bu zamanlarda ne oldu sorularına açık bir şekilde cevap veren bir veri tabanı olarak gördükleri ve çok sevdikleri bir olgudur. Ama istatistiğin daha doğrusu genel olarak matematiğin bu tip veri tabanlarının dışında futbolu direkt olarak etkileyen bir bölümü vardır ki takımların gidişatlarıyla ilgilidir ve takımların şampiyon olmalarını yada olamamalarını veya küme düşmelerini ya da düşmemelerini belirler. Futbolun bu anlamda oldukça önemli kısmında, matematiğin grafiksel olarak yorumlandığı bu konunun ismi çan eğrileridir.
Çan eğrileri matematikte, adındanda anlaşılacağı gibi, çana benzeyen bir eğri, bir fonksiyondur ve dolayısıyla grafiksel olarak X ve Y koordinatlarından oluşur ve fonksiyon X değerine göre Y koordinatı üzerinde bir değer alır. Çan eğrisinde Y nin aldığı değerler sıfırdan veya sıfıra çok yakın bir değerden başlar ve artarak X in ilerleyen değerlerinden birinde maximum noktasına ulaşır daha sonrada belirli bir eğilimde azalmaya başlar. Bu çan şekli çok değişik şekillerde ve aynı düzlem üzerinde bir yada bir kaç tane olabilir. Çan eğrisinin Futbola uyarlanışında X koordinatı zamanı, Y koordinatı performansı gösterir. Çan eğrisi futbola çeşitli şeyler için uygulanabilinir.
çan eğrisi tepe grafiği
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bunların en basiti bir futbolcu için olanıdır ve eğer bir futbolcuyu sezon öncesinden sezon sonuna ya da sezonun içinde futbolunun bittiği noktaya kadar incelerseniz -ki ben bunu birkaçı için yaptım- ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. Diğeri ise tahmin edilebileceği gibi takımın tümüdür ve sonuç ya da genel amaç için çok daha önemlidir. Halk içinde veya spor yazarları arasında çok geçen bir tabir olan, erken form tutma, aslında tamamıyla çan eğrisinin kötü bir oyunudur. Aslında erken form tutma deyimi daha çok takımlar için kullanılır. Erken form tutan takımlar çan eğrisindeki performanslarının maksimum noktasına erken ulaşır ve erkenden düşüş eğilimine girerler. Böylelikle sezon başında hatta hazırlık döneminde performanslarını en üst seviyelerine cıkan takımlar sezonun ilk bir iki haftasından sonra akıl almaz bir düşüşün içine girerler ve son sıralardan kurtulamazlar. Taa ki tekrar yükseliş eğilimine yanii maksimuma erişme sürecine girene dek, bu da anlaşılacağı gibi çan eğrilerinin ikinci tepesi anlamına gelmektedir.
Bunun en güzel örneklerinden birini bundan birkaç sene önce Bursaspor bize yaşatmıştı. Sezona hazırlık döneminde intertoto kupası maçları için inanılmaz bir form grafiği yakalayan ve içerde dışarda rakiplerini farklı yenen Bursaspor sezonun ilk birkaç haftasının ardından ligde ardarda aldığı yenilgilerle son sıralara kadar inmiş ve sezon sonunda düşmekten son anda kurtulmuştu. Aynı durum Gençlerbirliği içinde olmuş fakat onlar Bursaspordan daha iyi durumda bitirmişler çünkü sezonun başında Bursaspor kadar iyi form tutmamıştı. Bu tip örnekler güncel olanlarıyla da çoğaltılabilinir. Örneğin Beşiktaş’ın sağ kanadında ileri geri oynayan, yeri ona yetmediği zamanlarda forvete bile geçen bir Nihat Kahveci bugün yanlızca ileri gidebiliyor. Bu sebeble bazı otoriteler takımdaki tüm futbolcuların birden form tutmalarının çok sakıncalı bir olay olduğunu eğer böyle birsey olacaksada sezonun sonuna doğru olmasının o takımı şampiyon yapacağından bahsederler. Çünkü takımı kurtarması için en az iki kişi gereklidir. Bu da Galatasaray örneğini getiriyor aklıma öyleki geçtiğimiz sene ikinci yarının ortalarında takımın hemen hemen tüm futbolcuları tarafından yakalanan inanılmaz performans onlara lig ve UEFA şampiyonluğunu getirmişti. Sonra bir düşüş yaşadılar fakat bu Beşiktaşın onları yakalaması için oldukça geç olmuştu. Açıkça söylemek gerekirse kazanılan süper kupa kazanılan bunca ekmeğin üzerine bedava gelen nefis bir kaymaktan başka birşey değildi, çünkü Galatasaray kendine bu kadar kötü davranacak kadar aptal bir kenar yönetimine sahip değil. Bana göre en şanslı takım kötü giderken kazanan bir başka deyişle çan eğrisinde maksimuma doğru giden takımdır. Bu sebeple bu sezon benim şampiyonlukta ki en büyük favorim Beşiktaş ve Fenerbahçe’dir.
Futbol hayatımızın vazgeçilmez bir parçası ve çok önemli bir sohbet konusudur. Hayatımızın birçok noktasında olduğu gibi matematik gene bizimle dalga geçer gibi bu konuya da ister istemez el atmış ve futbolla yüz göz olmuştur. Fena da olmamış açıkçası çünkü futbol karmaşıklaştıkça güzel, matematik yaşandıkça.
Kaynak:arsiv.ntvmsnbc.com  Burak Çağatay

ömer sevgi | 28 Temmuz 2009 09:10 | Üye
avatar
matematik superdir ve takımdan öte bir tutkudur

   

Zorunlu

Zorunlu