Yükleniyor. Lütfen, bekleyin...
l

Sıfır rakamı, sıfır sayısı, sıfırın bulunuşu, sıfırın tarihi-tarihçesi icadı (kim buldu)

Özet


Sıfır, diğer rakamlardan çok sonra bulundu. Romalılar onu hiç tanımadılar. Babilliler onu hiç kullanmadılar. Tek başına hiçbir şey olmayan, ama diğerlerine bir büyüklük kazandıran bu tuhaf rakamın potansiyelini ilk olarak Hintliler keşfettiler. Sıfır, eğitimli-eğitimsiz her insanın yaşamına girmiş önemli simgelerden birisi olan sıfır, ilginç bir tarihe sahiptir. Bugün sayılar dizisinde otomatik olarak konumlandırdığımız sıfır, bu sağlam yerini edinebilmek için birçok süreçten geçmek zorunda kalmıştır. Sıfır üzerinde düşününce ve şaşırtıcı geçmişi incelenince, bunları bir yazıya dökmenin ve paylaşmanın iyi olacağını düşündüm. Bu derleme yazıyı bu amaçla hazırladım. Ilginç bir kavramın, gizemli ve derin anlamları üzerine bir yazı çıktı ortaya...


Giriş
Bir gün “Aklın Isyanı” adlı felsefe kitabını okurken, “Pozitif ve Negatif” bölümünde şu anlatımın sonunda sıfır üzerine düşünmeye başladım: “Negatif olmadan pozitif anlamsızdır. Bunlar zorunlu olarak birbirlerinden ayrılmazlar. Hegel çok uzun zaman önce “saf varlığın” (çelişkiden arınmış) saf hiçlikle aynı şey olduğunu, yani boş bir soyutlama olduğunu açıklamıştı. Aynı şekilde, eğer her şey beyaz olsaydı, bu bizim için sanki her şeyin siyah olmasıyla aynı olurdu. Gerçek dünyada her şey pozitifi
ve negatifi, olmayı ve olmamayı içerir. Çünkü her şey sürekli bir hareket ve değişim halindedir (WOODS ve GRANDT 2001: 63)
Bu arada matematik, sıfırın hiçliğe eşit olmadığını göstermektedir. Engels - Çeviri (1996: 284-285) şöyle yazıyor: Sıfır, herhangi belirli niceliğin yadsınması olduğundan içerikten yoksun değildir. Tersine, sıfırın çok belirli bir içeriği vardır.Bütün pozitif ve negatif büyüklükler arasındaki sınır olarak, ne artı, ne de eksi olabilen biricik gerçek nötr sayı olarak, yalnızca çok belirli bir sayı olmakla kalmaz, aynı zamanda, kendisinin sınırlamış olduğu öteki bütün sayılardan kendi içinde daha önemlidir. Gerçekte sıfır, herhangi bir başka sayıdan, içerik yönünden daha zengindir. Başka herhangi bir sayının sağına konunca, sayı sistemimizde ona on katlı değeri verir. Sıfır yerine başka herhangi bir işaret de kullanılabilirdi. Ancak bu işaretin, tek başına alındığı zaman sıfır anlamına gelmesi, sıfıra eşit (=0) olması koşuluyla. O halde sıfırın bu kullanılışı kendinde bulması ve tek başına onun böyle kullanılabilmesi, doğasında vardır. Sıfır, birlikte çarpıldığı başka her sayıyı yok eder. Bölen ya da bölünen olarak başka herhangi bir sayı ile işleme girince onu birinci halde sonsuz büyüklükte (tanımsız), ikinci halde ise sonsuz küçüklükte bir duruma sokar; başka bir sayı ile sonsuz ilişkide bulunan tek sayıdır. 0/0, -sonsuz ile +sonsuz arasındaki her sayıyı ifade edebilir ve her durumda gerçek bir büyüklüğü ifade eder. Cebirdeki negatif büyüklükler, yalnızca pozitif büyüklüklerle ilişkisi içinde anlam kazanırlar. Yoksa hiçbir gerçeklikleri olmaz. Diferansiyel hesapta, var olmak ve var olmamak arasındaki ilişki özellikle belirgindir. Bunu Mantık Bilimi’nde uzun uzun işleyen Hegel, sonsuz küçükten yararlanan ve “sıfıra eşit olmayan, ama ihmal edilebilecek kadar önemsiz olan bir nicelik önerisi olmaksızın yapamayan” ve yine de her zaman kesin sonuç veren bir yöntemin kullanılışı karşısında şok geçiren geleneksel matematikçilerin şaşkınlığıyla çok eğlenir (WOODS ve GRANDT 2001: 63). Dahası her şey, diğer her şeyle sürekli bir ilişki içindedir.” Bu anlatım üzerine sıfır sayısı üzerine biraz daha araştırınca bu yazıyı yazmak bana ilginç geldi.
Bütün sayılara anlam veren başlangıç noktası nedir? Bu öyle bir zemindir ki, eğer bu zeminin bilincini kaybederseniz, rakamların hiçbir anlamı kalmayacaktır. Gözünüzün önüne getirin; ben, odanın ortasında durmuş vaziyetteyim ve ileriye doğru bir adım atıyorum. Benim “bir adım”ımın anlamı olabilmesi için, ilk durduğum yerin ne olması gerekir? “1” rakamının anlamı, ancak “0” zeminiyle anlam kazanır. Evet, odanın ortasında durduğum yer “0” olmalıki, bir adım atarak “1” diye saymamın bir anlamı olsun.“Sıfır zemini” matematikte tüm sayılara anlam veren zemindir. “Sıfır”, matematikte sayıların başlangıç noktasıdır(CÜCELOĞLU 2002: 35-36).
Bir yandan bu yaklaşımlarla meraklanırken, bambaşka bir kitapta beni daha da şaşırtan bir anlatımla karşılaştım. BELGE(2003: 13)’ün Istanbul Gezi Rehberi’ni okurken, önünden kerelerce geçtiğim bir taş birden başka bir anlama büründü...sonraki geçişlerimde onu artık bir taş olarak değil, bir başlangıç olarak görmeye başladım. Yukarıdaki kaynağın “Sultanahmet” ile ilgili bölümünde belirtildiği üzere, “Istanbul oldukça eski zamanlardan beri, geniş bir imparatorluğun başkenti olduğu için, kentin bu bölgesi yalnız onun değil, aynı zamanda bütün imparatorluğun merkezi olarak tasarlanmıştı. Bunu en iyi anlatan anıt, şimdiAyasofya’nın karşısındaki köşede, su terazisinin yanında, mütevazı bir şekilde duran Million taşıdır. Burası,Doğu Roma Imparatorluğu’nun başkentinde, dünyanın başladığı yer, dünyanın ‘sıfır noktası’ olarak kabul edilmişti. Kentin ana caddesi, Mesa, buradan başlar, belirli meydanlarda çatallarla ayrılarak sur kapılarına varır, oradan da dünyanın dört bucağına yayılırdı...”
“Başlangıç”a ilişkin bu tarihi bakış açısı bir yana bırakılırsa, çağdaş yaşamın büyük bir bölümü ve diğer yandan elektronik veri işlemenin yarısı sıfırlardan oluşmaktadır. Alfabenin ve 0 ile 1’in kombinasyonu olarak sayıların betimlenmesi, zeka olarak sınırlı bilgisayar için en iyi çözüm olarak ortaya çıkmıştır. Ikili sayı sisteminin basit “evet” ve hayır”ını, bilgisayar çok fazla düşünmeksizin algılayabilir. Buna dayanarak da sıfırlardan ve birlerden oluşan uzun bir metni, bir çırpıda değerlendirebilir. Bilgisayarın tersine, sıfır, gündelik yaşamımızda gizlenmemiş olarak karşımıza çıkar: Bir evin ederi, 100.000.000.000 TL’dir; Türkiye’nin borçları 200.000.000.000 USD’dir; 20 kilometrelik bir yol 15.000.000.000.000 TL’ye mal olmuştur. Ya da bir elektron mikroskobunda görülebilen bir virüs 0.000000025 metre uzunluğundadır vs. “Giga” ve “Nano” boyutlarında nitelemelerde sıfırların sayısı daha da artar (CERUTTI web p.).
Yaşamımıza bu kadar girmiş olan sıfıra ilişkin olarak DAVENPORT (web p.)’e sorulan “Matematik dilinde +1, 0, -1 ve sonsuz ne anlamlara gelir, açıklar mısınız?” sorusu üzerine şunları yazıyor: "Sıfır" bir sayı veya bir değer değil, her tür niteleme ve nicelemenin “YOK”luğudur aslında. “HEP”likle “HIÇ”liğin sınırı olarak algılanır... Bir bakıma bir "başlangıç" çağrışımı içerir, ama negatif ve pozitif değerler arasında bir referans noktasıdır.
Fizikte "enerjinin sakınımı" prensibiyle ifade edildiği üzere, evrendeki tüm güçlerin, hareketin ve enerjinin toplamı “SIFIR”dır! Bunun nihilizme kadar uzanan çok farklı felsefi yansımalarının olması da şaşırtmamalı...
+1 ve -1, iki yönde ilk "tam" değerler olduğuna göre, temel eril ve dişil prensibi simgeliyor bir bakıma; “ÇOK”luğun asal birimleri... "Sonsuz"a gelince... Ama gelemeyiz ki... Sonsuz bir sayı değil, bir limit durumu... Sayısız paradoksla beslenen bir kavram... Achilles'in kaplumbağayı yakalamak için sonsuz sayıda adım atması gerektiği gibi... Bir “TAM”ı sürekli yarıya bölerek sonsuz parçalara ayırabileceğimiz için, sonsuz parçanın toplamının bir “TAM” etmesi gibi... Muhteşem ve akıl ötesi...Bu nedenlerle bu ilginç matematiksel simgenin, bugün Türkçe'mizde gösterim şekli olan "0", Arapça'da gösterim şekli "." olan simgenin; Türkçe yazım şekli olan "sıfır"ın; diğer Batı dillerinde kullanılan "rakam" ve "yazım" şekillerinin tarihi gelişimini, kavramın büründüğü anlamları incelemek ve öğrenmek ilginç olacaktır... Aşağıda bu incelemeyi bulacaksınız...
 
Sayfa 1 Sayfa 2 Sayfa 3 Sayfa 4 Sayfa 5 Sayfa 6


Seda Hakoğlu | 8 Mart 2013 | Ziyaretçi
avatar
Olm bu ne bicim odevdir kardeşim yha .. ? he ? Tm. Ödev ii deilsede Konu bu kadar kötü ve sıkıcı olmak zorundamı ?
   
FURKAN KALYONCU | 14 Kasım 2012 | Ziyaretçi
avatar
çok teşekkür ederim performans görevini yaptım sağ olun :D
   
emirmarko | 3 Ekim 2012 | Ziyaretçi
avatar
çok saolun ödevime yardımcı oldunuz
   
avrii | 21 Şubat 2012 | Ziyaretçi
avatar
sağ olun ödevime yardımcı oldunuz
   
fatime | 1 Ocak 2012 | Ziyaretçi
avatar
arkadaşlar aynen benimde ödevime çok yardımcı oldu çok teşekkürler
   
azra | 28 Kasım 2011 | Ziyaretçi
avatar
proje ödevime çok yarıdımcı oldu çok mersi :D  
   
alican gürsoy | 27 Kasım 2011 | Ziyaretçi
avatar
Saolun çok yardımcı oldunuz  
   
joneskamomes | 20 Ekim 2011 | Ziyaretçi
avatar
çok saolun proje me yadımcı oldunuz
   
FReSSTeL | 19 Ekim 2011 | Ziyaretçi
avatar

Tesekkürler arkadaslar.

   
Mühüm biri değilim | 13 Eylül 2011 | Ziyaretçi
avatar

Kesin tatil ödevi fln ? :D

   
önceki 1 2 sonraki
Sende yorumunu yap !

Adınız:  
E-Mail:   

Türkçe yazım kurallarına uygun olmayan yorumlar yayımlanmayacaktır.